banner18

banner17

Kanal İstanbul gerçeği

Kanal İstanbul gerçeği

TOPLU KONUT - Kanal İstanbul projesinin en önemli tartışma konularından biri maliyeti ve bütçeye etkisi. Yap-işlet-devret yöntemiyle ihale edileceği açıklanan Kanal İstanbul’un maliyeti 75 milyar TL’ye çıkarken, ekonomist Atilla Yeşilada bu borcun 20-25 yılda ödenebileceğini, projenin Hazine’ye daha fazla borç olarak geri döneceğini söyledi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Kanal İstanbul’da etüt proje işlerinin tamamlandığını belirterek “Teknik çalışmaları tamamladık. ÇED çalışmalarında son aşamaya geldik. 1/100.000 ölçekli çevre düzenleme planının kesinleşmesini müteakip ihalesine çıkacağız” açıklamasını yapmıştı. 

Proje, ilk kez Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2011’de açıklanmış, 2017’de etüt ihalesi yapılmıştı. İhaleyi 35 milyon TL ile Yüksel Proje A.Ş. kazanmıştı. 

Kanal İstanbul tartışmalarının önemli bir yanı, finansmanı, elde edilecek gelir ve bütçeye etkisi. Daha önce diğer mega projelerde olduğu gibi yap-işlet-devret (YİD) uygulamasıyla ihale edileceği söylenen Kanal İstanbul için Erdoğan, geçen pazar akşamı katıldığı bir televizyon programında “Yap-işlet-devret ile müşteri bulduk bulduk, aksi takdirde biz burayı milli bütçemizle yapacağız” dedi.

Yaklaşık 45 kilometre uzunluğunda ve 20,75 metre derinliğinde olan projenin daha önce 60 milyar TL olarak belirlenen maliyeti 75 milyar TL’ye çıktı. Projeye ilişkin muhtelif maliyetler çıkarıldığı takdirde dahi 10 milyar TL’lik bir maliyet sözkonusu.

“Boğazlar’dan bedava geçen gemi Kanal İstanbul’a neden para ödesin”

Kanal İstanbul gibi Hazine garantisi verilen projelere her yıl ne kadar ödendiği bilinmezken, en büyük endişe geçen gemi sayısıyla bu maliyetin karşılanamaması.  İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ahat Andican, “Geçen yılki 40 bin gemi geçiş sayısından yola çıkarsak, Türkiye’nin 6 milyar dolar elde edebilmesi için gemi başına ortalama 150 bin dolar geçiş ücreti alması lazım. Montrö’ye göre Boğaz’dan bedavaya geçebilecek olan bir gemi, kanaldan geçince hiçbir mesafe kazanamayacağı halde sadece bir-iki gün beklememek için niye 150 bin dolar ödesin” diye sorarken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu da yüzde 15 işsizliğin olduğu bir ülkede 75 milyar TL’ye ikinci bir su yolu açmanın büyük hata olduğunu belirtti. 

“Kanal İstanbul’un maliyeti 20-25 yılda anca ödenir”

Ekonomist Atilla Yeşilada ise İstanbul Havalimanı’nda da ihaleden sonra taahhütlerin yerine getirilmediğini örnek gösterirken maliyet konusunda şunları söyledi: “Eldeki tahminlerin en üstünü düşünüyorum, 15-20 milyar TL gibi. Gemilerle karşılanabilmesi için gemi başına 20 bin TL gibi bir paradan bahsediliyor, ortalama günde 150 gemi geçiyor. Gerisini siz düşünün. Bu maliyet 20-25 yılda anca ödenir. Ayrıca finanse edilebileceğini de zannetmiyorum. Batılı bankalar çevreye zarar verecek projelere destek vermiyorlar. Çevre uzmanı değilim ancak Kanal İstanbul’un çevreye vereceği zarar gerçeği yansıtıyorsa bunu finanse etmezler. Finanse edecek olanlar ancak devlet garantisiyle gelir. Karışık ve zor bir konu. Devletin garantisiyle kredi alınan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve tünel projesi örnekleri var. Hiçbiri kâr edemedi, hepsi devletin üzerine kaldı.”

Kamu borcu az gösteriliyor

YİD modelinin devlete her seferinde olumsuz şekilde borçla döndüğünü söyleyen Yeşilada, “Şartlı olanlar devletin borcudur ve borç stokuna konulması lazım ancak bu söylenmiyor. Kamu borcu az gösteriliyor. Ayrıca TL değer kaybettiği için bu projelerden kaynaklanan borçlar sürekli zamlanacak. Her yıl hazineye maliyeti artıyor” diye konuştu.

Kanal İstanbul’un maliyetinin karşılanabilmesi konusunda yapılan hesaplamalara göre, 2018 yılında geçen 41 bin 103 geminin her birinden 194 bin 600 dolar toplanırsa ancak 8 milyar dolar gelir elde edilebiliyor. 10 milyar dolar elde edilebilmesi için ise her gemiden 200 bin doları üzerinde gelir elde edilmesi şart. Gemilerin İstanbul Boğazı dururken bu fiyata Kanal İstanbul’u tercih edip etmeyeceği ise tartışmanın ana gündemini oluşturuyor.

YÜKSEL PROJE A.Ş: NEREDEN NEREYE!

Kanal İstanbul’un etüt proje ihalesini 35 milyon TL ile Yüksel Proje A.Ş. almıştı. Yüksel Proje Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul metroları, Ordu-Giresun Havaalanı ve Büyük İstanbul Tüneli gibi onlarca projenin de ihalesini kazanan şirket.

Kanal İstanbul’un etüt projesi için yapılan ihalede Yüksel Proje A.Ş. dışında aynı şirketle bağlantılı iki firma daha dosya alırken, ihaleye sadece Yüksel Proje katıldı. Tek şirketin katıldığı ihale sonucunda 3 Temmuz 2017’de sözleşme imzalandı. Gazeteci Bahadır Özgür, yazısında 2010’daki Ulaşım Master Planı’nı da hükümetin isteği ile Yüksel Proje’nin hazırladığını açıklamıştı.

Hızla büyüyen şirket

Türkiye’de uzun yıllardır mühendislik ve müşavirlik firması olarak hizmet veren Yüksel Proje, 1978’de kuruldu. İlk baraj uygulama projesini (Altınkaya Barajı) 1984’te alan şirket, ilk yurtdışı projesini ise Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleştirdi. 1987’de Gümüşova-Gerede Otoyolu ve ilk master plan çalışması olan Güneydoğu Anadolu Kalkınma Projesi’ni tamamlayan şirket, 1991 yılında ilk ofis binasını açtı ve hemen bir yıl sonra Taksim-4. Levent metro hattının yapım kontrol işini üstlendi. 

1996’da İzmir Atıksu Arıtma Tesisi, 2000’de Ankara Hafif Raylı Sistem Projesini, 2001’de Bakü-Tiflis Ceyhan Boru Hattı ihalesini alan şirket aynı yıl Marmaray projesine başladı. İlk yurtdışı ofisini 2002’de Afganistan’da açan şirketin halen Hindistan, Romanya, Cezayir ve Azerbaycan’da ofisleri bulunuyor. 

Şirket, 2013’te ilk kez yap-işlet-devret (YİD) projelerinden Gebze-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü ihalelerini alırken, 2017’de üç katlı Büyük İstanbul Tüneli Projesi, Etüt, Proje ve Mühendislik Hizmetleri ihalesini kazandı. 

Şirketin üniversitelerle yakın ilişkisi bulunuyor. Yönetim Kurulu Başkanı Celal Akın, Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi. ODTÜ’de adını taşıyan bir amfi bulunan şirket, yine ODTÜ’de Yüksel Proje Mühendislik Merkezi inşaatını sürdürüyor. ODTÜ, bu seneki şükran ödülünü de Yüksel Proje A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Celal Akın’a verdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tekrar inşaatını başlattığı Çekmeköy-Sancaktepe-Sultanbeyli metro hattı başta olmak üzere metro inşaatlarındaki çalışmaları da Yüksel Proje A.Ş. yürütüyor.

Yönetiminde Celal Akın, Hulusi Cemal Karaoğlu, Şerif Pora, İsmail Hakkı Baydur, Attila Horoz, Mete Baykır gibi isimlerin yer aldığı şirketin adı Kanal İstanbul’dan önceki projelerde de gündeme geldi. 

Mersin’de ihaleden elendi, Erzincan’da men edildi

Geçen sene Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan ihaleye kendi ortaklarından bir başka pilot firma olan KMG Proje Mühendislik şirketi ile katılan şirket ihaleden elenmişti. Yüksel Proje, Kamu İhale Kurumu’na konuyla ilgili itirazda bulundu ancak karar değişmedi. Sözkonusu ihaleye katılan diğer şirketler, Yüksel Proje’nin ihale kurallarına uymayarak, danışıklı dövüş bir şekilde ihaleyi kazanmaya çalıştığını açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) de ihalelerle ilgili Yüksel Proje için aynı kanuni işlemleri uygulayacağı iddia edilmişti ancak şirketin girdiği ihaleler iptal edilmedi. İBB, geçen sene konuyla ilgili harekete geçmezken, usulsüzlüğün ortaya çıkmasının ardından iki şirket, Erzincan Üniversitesi-Dörtyol-Otogar-Hava Meydanı Tramvay Hattı Projesi ihalesinden de elendi.

Kamu İhale Kanunu’nun “Yasak fiil ve davranışlar” başlıklı 17. maddesinde alternatif teklif verme halleri dışında, ihalelerde bir istekli tarafından kendisi veya başkası adına doğrudan veya dolaylı olarak, asaleten ya da vekaleten birden fazla teklif vermenin yasak olduğu yer alıyor. Yasa gereği şirketin, tüm kamu ihalelerinden iki seneye kadar men edilmesi sözkonusuydu ancak uygulanmadı. 

İhalelerde öne çıkarılıyor

Bir başka iddia ise her ihalede puanlama sistemiyle ön plana çıkarılan firma ile rakip şirketler arasında kapanmayacak puan farklarının verilmesi. Firmayla özellikle mega projelerde yüksek bedellerle sözleşme imzalanıyor ve devletin bu maliyetler karşısında zarar etme ihtimali artıyor.

İhalelerdeki puanlamayla Yüksel Proje öne çıkarılıyor.

8 milyon TL fazla olmasına rağmen İSKİ ihalesi aynı şirkete verildi

İBB’nin İSKİ ihalesini de geçen yıl 52 milyon 500 bin TL ile en yüksek teklifi veren Yüksel Proje ile Royal Haskoning ve Dolsar ortaklığı kazanmıştı. Ancak bu rakamın, belirlenen yaklaşık maliyetin 5.5 milyon lira üzerinde, aynı zamanda ihaleye katılan rakip firmaların tekliflerinden de yaklaşık 8 milyon TL fazla olduğu ortaya çıkmıştı.

Kamuya olan maliyetin artması pahasına 8 milyon TL fazla olmasına rağmen ihale Yüksel Proje’ye verilirken, Çiğdem Toker’in ortaya çıkardığı ihale sürecinde ihalenin yaklaşık maliyeti değiştirilerek teklife yaklaştırıldı. 

Otoyol projesinde sözleşme hukuksuzluğu

Şirketin aldığı bir başka ihale de Gebze-İzmir Otoyolu projesi. Yüksel Proje ile birlikte Nurol, Özaltın, Makyol ve Göçay şirketlerinin birlikte kurduğu Otoyol A.Ş., proje için dokuz bankadan 5 milyar dolar kredi aldı. Ancak Karayolları Genel Müdürlüğü’nün Otoyol A.Ş. ile yaptığı YİD sözleşmesi dışında şirket, bankayla da ek sözleşme yaptığı için bankalara da fesih hakkı tanınmış oldu. Bu ihale sürecinde de sözleşmeye uygun şekilde hareket edilmedi (Medyascope)

www.toplukonutemlak.com

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner20

banner15